Skip to main content

İşveren ile işçi arasında hizmet ilişkisi devam ederken, işçi açısından rekabet etmeme yükümlülüğü kanunen mevcut olmasına rağmen hizmet sözleşmesinin sona ermesi halinde rekabet etmeme yükümlülüğü de sona ermektedir. Bunun tek istisnası “rekabet yasağı sözleşmesi” dir. Türk borçlar kanununda m. 444,445,446 ve 447 de düzenlenmiştir. Rekabet yasağının şartları nelerdir? Özetle şartlarını şu şekilde sıralayabiliriz. Rekabet yasağı sözleşmesinin öncelikle yazılı şekilde taraflarca tanzime dilmesi gereklidir. İş sözleşmesinde de yer alabilir ya da ayrı bir şekilde düzenlenebilir. İkincisi, hizmet ilişkisi devam ederken sözleşmenin düzenlenmesi hususudur. Üçüncü olarak bu yasağın anlamı ve kapsamı, işverenin yaptığı işin benzeri bir iş sahası oluşturma veya böyle bir firmada işe başlama ya da başka türlü bir menfaate dayalı iş ilişkisi yürütme olarak sıralanmıştır. Dördüncü olarak, bu sınırlandırma belirlenirken son derece kanun hükümlerine ve emsal içtihatlara riayet edilerek dikkatli biçimde hazırlanmalı ve hazırlanırken işin tanımı yapılarak yasak olan kısım iyi belirlenmeli ve de bu yasağın ancak belirli bir coğrafi bölge için ve belirli bir süre ile sınırlandırılmış şekilde olması gerektiği unutulmamalıdır. Yasak süresi 2 yılı geçemez. Rekabet yasağı konusunda mahkemelerin göz önüne aldığı unsurlar nelerdir? İşverenin gerçekte eski çalışanın eldeki verilerinin rekabet oluşturacak şekilde kullanıp kullanmadığı ve bu bilgilerin işverene zarar verecek düzeyde olup olmadığıdır. Yine dikkat edilmesi gereken unsurlardan bir diğeri bu yasak, hizmet ilişkisi devam eden işçinin işyerinde çalışma gerçekleştirirken firma ile ilgili önemli bilgileri elde etme imkanı mevcut ise geçerli olup, bu bilgiler müşteri verileri, üretim sırları, reçeteler, işverenin fiyat politikası gibi örneklendirilebilir. Dolayısıyla her işçi bu yasak kapsamına alınamaz.

Peki rekabet yasağı kapsamında bu kuralı ihlal eden işçiye karşı işverenin hakları nelerdir?

Avukat İhlal davranışının öncelikle işveren tarafından tespiti akabinde hemen yasal süreç başlatılmalı ve aynı zamanda firmanın zararı da tespit edilerek mahkemeye bu zarar bildirilmelidir. İşveren bu süreçte delillerinin hukuki delil olup olmadığına dikkat etmelidir. Bunun yanı sıra sözleşmede ceza miktarı da belirlenmiş olabilir. O vakit işçiden bu ceza miktarı talep edilecektir. Yine sözleşmede açıkça kararlaştırılmış olması koşulu ile işçinin ihlale konu davranışına son vermesi, talep edilebilecek bir diğer haktır. Sonuç olarak, Günümüz sanayi ve teknolojisinin ilerlemesi nedeniyle şirketlerin çoğu kendi reçetesini oluşturmakta, kendi geliştirdiği teknoloji ile prosesini oluşturmakta ve bu şekilde daha fazla müşteri elde edebilmektedir. Rekabetin bir hayli çetin olduğu bu ortamda her bir firmayı rakip firmasından ayıran belli özellikleri de bulunabilir. Bu bilgilerin gizlenmesi gerekir. Bununla beraber bir firmanın finansal politika bilgilerinin de önemi yadsınamaz bir gerçek olup, tüm bu verilerin gizlilik ilkesi çerçevesinde gerek hizmet ilişkisi devam ederken gerekse sona ermesinden sonra korunması gerekmektedir. Bunun yegane yolu da yasal hakların bilinmesi ve kullanılmasından geçer.