Skip to main content

İş Hukuku

Özel hukukun temel kurallarından biri sözleşme taraflarının eşitliği varsayımıdır. Dolayısıyla özel hukuk bazı istisnai durumlar dışında, sözleşme taraflarından birini diğerine karşı korumayı amaçlamaz. Medeni hukuk açısından bir diğer temel ilke ise irade özerkliğidir. İrade özerkliği ilkesi en geniş tanımıyla sözleşme taraflarının özgür iradeleri ile istedikleri gibi sözleşme yapmalarıdır. Halbuki iş hukukunda işçi, hem ekonomik anlamda işverenden güçsüz hem de işverenin emir ve talimatı altında iş yapmakta olduğundan işverene bağımlı kabul edilmektedir. Dolayısıyla işçi ve işveren ilişkisinde bildiğimiz klasik anlamda sözleşme hukukunun tarafların eşitliği ve irade özerkliğinden söz etmek mümkün değildir. Üstelik işçinin iş ilişkisine girmesiyle birlikte fiziki bütünlüğü, sağlığı ve yaşamı tehlikelere açık hale gelmektedir. Dolayısyla da işçinin korunması sorunu ortaya çıkmaktadır. İşte iş hukukunun ayrı bir hukuk dalı olarak ele alınması tam da bu noktada gerçekleşmektedir. Bu kapsamda günlük hayatın büyük bir bölümünü işgal eden bu hukuk disiplininden kaynaklı birçok uyuşmazlık ortaya çıkabilmektedir. İlke Hukuk ve Danışmanlık olarak gerek işveren gerek işçi nezdinde doğan alacak davaları, fesih davaları, işe iade davaları gibi iş sözleşmelerinden doğan her türlü uyuşmazlıkla ilgili danışmanlık ve temsil hizmeti vermekteyiz.